Dienstag, 18. November 2014

Adventskranz | Schneeweißchen + Rosenrot



Ziemlich verspielt aber trotzdem noch einfach und schlicht. So kommt mein neuer Adventskranz daher. Ich liebe die Farben Rot, Grün und Weiß im Winter sehr. Kontrastreich, klar und intensiv. Und in die kleinen verschneiten Bäumchen habe ich mich sofort verliebt. Die roten Perlen erinnern an kräftig leuchtende Hagebutten und die weißen Kerzen an frisch gefallenen Schnee. Oder ganz einfach an Schneeweißchen und Rosenrot. Das war nämlich das Erste, was mir in den Sinn kam, als er dann fertig war.









Jetzt darf er erstmal in mein frisch gefülltes Lädchen wandern. Ich habe nämlich schon vor einiger Zeit einen kleinen Shop bei Dawanda angelegt und mich nun nach langer Zeit endlich "getraut" ihn zu bestücken. Vielleicht schaut ihr ja mal vorbei und besucht mich dort. Hie und da werde ich dort ein paar selbstgemachte Dinge einstellen. Ich freu mich auf euch!

 
Einen schönen Dienstag und alles Liebe,
Rebecca




Montag, 17. November 2014

Blog Açmak Kolaydır Ama Onu Devam Ettirmek Zordur

Blog yazarlığı herkes için değildir en azından ben öyle düşünüyorum. Her işin bir hakkı vardır, layığıyla yapamayacağımız bir işe girişmek bence doğru değildir. Binlerce sadece: ‘’benim de bir blogum var’’ demek için açılmış blog adresleri var. En son 1-2 yıl önce güncellenmiş bu yerler bana terk edilmiş bir yer görünümü hissini vermektedir.

 

Sabırlı değilseniz, hızlı sonuçlar elde etmek istiyorsanız ve diğer insanlarla bağlantı kurup bir şeyler öğrenmeyi tercih etmiyorsanız, blog yazarlığı yapmak size göre değildir. Neden başarısızlık yaşadığınızı hiç düşündünüz mü? Blog ve blog yazarlığı konusunda gerekli bilgi ve donanıma sahip olmadan bu işe başlamış olabilirsiniz. Bu demek değildir ki, hep başarısızlıklar içinde devam edeceksiniz. Asla böyle düşünmeyin, hatalarınızın farkına varın ve o hatalarınızı düzelterek ilerleyin. Yanlış üstüne yanlış koyarak ilerlediğiniz vakit, o zaman ayakta kalmanız iyice zorlaşacaktır. Bugün sizlere dilim döndüğünce blog ve blog yazarlığı ile ilgili ipuçları vermeye çalışacağım.

 

blog açmak

 

Öncelikle, birçok yerde kısa yoldan nasıl para kazanabileceğiniz hakkında sizlere yalan yanlış bilgiler verilmektedir. Kısa yoldan zengin olmak! Bu başlıkla internet ortamında binlerce reklamlar yayınlamakta, kitaplar satılmaktadır. Size kısa yoldan nasıl para kazabileceğinizi anlatan kitap ve dergiler almanızı söylerler. Lütfen uyanın! Kısa yoldan para kazanmak diye bir şey yoktur. Para kazanmak istiyorsanız, bir emek bir çaba sarf etmelisiniz ki onun karşılığını alabilesiniz. Bu bağlamda ilk amacınız asla para olmasın. Blogunuzdan ve blog yazarlığından beklentilerinizin ilk sırasında maddiyat var ise bu sizi yanlışa sürükleyecek ilk unsurdur. Para kazanmayı hiç düşünmeyin demek değildir bu söylediklerim.

 

Blog Yazarlığı = Fazlasıyla Emek + Çaba

Yukarıda da bahsettiğim gibi kolay para kazanmak diye bir şey yoktur. Çok şanslı olmadığınız sürece böyle bir şey mümkün değildir. Blog yazarlığı da aynı şekildedir. Blog yazarlığının herkes için uygun olmamasının temel nedenlerinden birisi budur. Blog yazarlığı çok çalışma gerektirir ve para kazanmak kolay değildir. Bir tür uygun bağlantılar kurmalı ve hatta blog adresinizi ilgi çekici birçok bilgiyle desteklemelisiniz.

 

Halk kütüphanesini düşünün. İlgi alanınızla ilgili tüm kitapları okuduktan sonra yeni bir şeyler bulmak istersiniz. Eğer bulamazsanız farklı bir kitap kaynağı bulmaya çalışırsınız. Bir blog adresi de böyledir. Okuyucularınıza düzenli olarak yeni şeyler sunmalısınız ve bu zaman ve çalışma gerektiren bir durumdur.

 

Blog yazarlığının herkes için uygun olmamasının nedeni herkesin yeni bir şeyler araştırmak için hazır olmamasıdır. Kolay bir yöntem bulmaya çalışırlar, başkalarının söylediklerini kopyalayarak para kazanmaya çalışırlar. Aslında tek başına bir şey kazanmış olmazlar çünkü çaba göstermezler ve blog yazarlığının para ile ilgili olmadığını düşünmezler!

 

İnsanlar düşüncelerini paylaşmak için blog yazarlığı yaptıkları zaman bunun daha kolay olacağını düşünürler. Bu sayede profesyonel blog yazarları gibi para kazanma amaçları olmaz ve bu konuda baskıya sahip olmazlar. Zaman bulduklarında bir şeyler paylaşırlar ve herkes kısa bir süreliğine bile olsa bu şekilde bir blog yazarı olabilir!

 

Blog yazarlığını bir hobi olarak yapıyor olsanız bile okuyucuların ilgisini kaybetmemek için mutlaka yeni içerikler sunmalısınız. Blog yazarlığı aslında tam olarak budur. Profesyonel olsanız veya olmasanız bile blog adresinizi güncel tutmalısınız. Okuyucularınız geçen hafta yayınladığınız bir yazıyı gördükleri sürece memnuniyetsiz olurlar ve blog adresinize olan ilgi yavaş yavaş azalmaya başlar.

 

İçerik Kraldır!

 

Herkes kendi içeriğini üretemeyebilir. Bu nedenle blog yazarlığı herkes için değildir. Blog yazarlığının %90’nı içerik ile ilgilidir, blog demek çok daha fazla içerik demektir! Zamanınızdan feragat etmeniz ve okuyucularınıza yazılar dışında değişik çeşitli şeyler de sunmanız gerekebilir.(Videolar, slaytlar, infografikler vb.) Bunları yapmaktan hoşlanmıyorsanız bir an önce bu durumdan hoşlanmaya çalışmalı veya bu işi yapmamalısınız.

 

Haftalık olarak belirli sayıda yazılar yazıp, blogunuzu güncel tutuyorsanız ve diğer blog adreslerine yorum yaparak görünürlüğünüzü arttırıyorsanız bu durumda blog topluluğunda iyi bir yere sahip olursunuz.

 

Düzenli olarak içerik oluşturmayı kendinize bir görev olarak görmelisiniz. Diğer insanların seveceği şeyleri bulmalısınız, sadece kendi sevdiğiniz şeyleri yazmamalısınız. Okuyucularınızın da isteklerini göz önünde bulundurup, zaman zaman içeriklerinizi o doğrultuda oluşturmalısınız.

 

Yeni arkadaşlar edindiğiniz ve diğer insanlara kullanışlı bilgiler sunduğunuz sürece blog yazarı olarak başarıya ulaşabilirsiniz. Ancak, bunun kolay bir şey olduğunu asla düşünmemelisiniz çünkü yazmanız gereken şeyleri çok iyi düşünmelisiniz. Başka insanların problemlerini çözebilecek içerikler sunmalı ve onlara desteğinizi göstermelisiniz. Bu sayede blog yazarlığını kendiniz için kolaylaştırmış olursunuz.

 

Yazar Hakkında: Merhabalar ben Timur Demir, 23 yaşında Orman Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Kişisel sitem olan www.timurdemir.com.tr de, kendime paylaşmayı misyon, bilgiyi en değerli hazine olarak görmeyi ise vizyon edinerek, siz değerli okuyucularıma faydalı olmaya çalışmaktayım.

Sonntag, 16. November 2014

Arap Kurabiye






En sevdiğim kurabiyeleri üst üste yayınlamayı düşünüyorum. Arap kurabiye de bunlardan biri.. 





Arap Kurabiye



Malzemeler;

250gr tereyağı
3 haşlanmış yumurta sarısı
2 paket vanilya
3 su bardağı un

Üzeri için;
1/2 su bardağı nesquik
1/2 su bardağı kakao
1/2 su bardağı pudra şekeri

Yapılışı;
Haşlanmış yumurta sarılarını rondoda pürüzsüz hale getirin. Oda sıcaklığındaki tereyağıyla

Samstag, 15. November 2014

[Nachmachtipp] Herbstblätter-Mobile





Eigentlich bin ich ja schon komplett im Vorweihnachtsmodus, wühle mich durch Geschenkverpackungsideen und Adventskalenderinspirationen, leime Adventkränze zusammen, bastle Holzsterne und lese mit großem Genuß schon von den ersten weihnachtlichen Vorbereitungen auf vielen Blogs.

Aber so ein Mobile oder eine Girlande mit Blättern darf im Herbst einfach nicht fehlen. Zudem ist es ein perfektes DIY für einen verregneten November Nachmittag mit Kindern und meist hat man in dieser Zeit auch bunte getrocknete Blätter zu Hause. Wer nicht, nimmt einfach so wie wir schönes Papier und schneidet die verschiedenen Laubblätter aus.







Aufgefädelt haben wir die Blätter zusammen mit ein paar Holzkugeln auf dünnem, goldenen Draht welchen wir anschließend an einem Mobile befestigt haben. Das praktische Metall Mobile in schwarz  ist übrigens von Rie Elise Larsen und findet ihr auch in weiteren Farben in Dunja´s wunderschön gemachten Shop.






Und wer noch weiterbasteln mag, schaut am besten nochmal hier vorbei: :-)
Blätterkranz
herbstliches Teelicht
Herbstgirlande
Blätterdruck mit Wasserfarben


Viele Herbstgrüße,
Rebecca


Montag, 10. November 2014

Kuruyemişli Kurabiye








Ben çalışmayan bir ev hanımı olduktan sonra hep "Allahım bana güzel komşular ver." diye dua ettim. Bu güzel komşuları açacak olursak; blogger olsun, ilimli olsun, genç olsun, kızım kadar kızı olsun:)  vs. vs. giderdi. Ama hepsinin ortak bir özelliği, becerikli olsun. Hem de hani böyle sevdiğiniz bir şeyi yapmaya fırsat bulamadığınızda "Bana şunu yapar mısın?" diyebileceğin, dediğinde de

Sayfanın En Üstüne Yatay Şerit Ekleme

Son zamanlarda blog tasarımlarında sıkça kullanılan bir özellik var. Sayfanın en üstünde yüksekliği düşük ama yatay olarak sayfanın bir ucundan diğer ucuna giden şeritler. Bu şeritlerde bazen grafik kullanılırken, bazen de basit bir renk bloğu kullanılıyor.

Bloguna küçük bir dokunuşla değişik bir görünüm kazandırmak isteyen bloggerlara iki yöntemin de nasıl yapıldığından ve blogda nasıl durduğundan bahsetmek istiyorum.

 

!!! Blogun en üstüne şeridimizi eklemeden önce yapmamız gereken bir ayar var. Blogger kumanda panelinimize girerek Yerleşim > Navbar > Düzenle > Kapalı yolunu izliyor ve sayfanın en üstündeki Bloger navbarı kaldırıyoruz.

 

serit

İlk paylaşacağım yöntem sayfanın en üstüne yatay bir şerit eklemek. Bunun için Şablon > HTML’yi Düzenle yolunu izleyin ve Ctrl+F tuş kombinasyonun yardımıyla arama kutusunu açıp ]]></b:skin> satırın bulun. Bu satırın üzerinde bir yere aşağıdaki kodları ekleyin.

 

body .navbar {
height: 20px; /* Yükseklik */
padding: 0;
margin: 0;
border-top: 10px solid #c00000; /* Renk*/
}

 

Şeridin yüksekliğini ve rengini değiştirebileceğiniz yerleri ilgli kodların yanına not yazarak gösterdim.

 

serit2

İkinci olarak sayfanın en üstünde yatay bir grafik halinde şerit oluşturmayı anlatmak istiyorum. Bunun için öncelikle bir grafiğe ihtiyacınız var. Görmüş olduğunuz örnekte ben ters üçgen grafiği kullandım.

 

Bu yöntemde de Şablon > HTML’yi Düzenle yolunu izleyin ve Ctrl+F tuş kombinasyonun yardımıyla arama kutusunu açıp ]]></b:skin> satırın bulun. Bu satırın üzerinde bir yere aşağıdaki kodları ekleyin.

 

body .navbar {
height: 30px; /* Yükseklik */
padding: 0;
margin: 0;
background: url('https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhtyIS8GUQ5hdAFZDDMc6SSV6bGYcC7bhtII8FTOwsVSxeBxbDAYPhnT_TjHjz1VtPFr8dANxsieKhYMMW6fLMqd6PTzJJC1Vgx6eUtiRTNxqu6TYeiCji4trLy7jSi5NNMyeEAoVZPIgSk/s22/b.png') repeat-x; /* Grafik*/
}

 

Bu yöntemde de yükseklği ve grafiği değiştirebilirsiniz. Grafiği Picasaweb, Dropbox, Flickr gibi bir grafik barındırma servisine yükledikten sonra linkini alıp bordo renkle gösterdiğim linkle değiştirmeniz yeterli.

 

Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümünden sorabilirsiniz.

Donnerstag, 6. November 2014

(Mattis)Wald


Mein absolutes Lieblingsbuch als Kind war Ronja Räubertochter von Astrid Lindgren. Ich fand es unglaublich toll wie mutig und furchtlos die kleine Ronja war und wie sehr sie den (Mattis)Wald liebte und wie wenig sie die wilden Kreaturen und Schurken darin fürchtete. Wie groß ihre Courage war und sie damit zwei verfeindete Sippen miteinander versöhnte. Fand ich unglaublich spannend, nicht zuletzt deshalb, weil auch ich am Waldrand aufgewachsen bin und für uns Kinder der Wald mit seinen tausend Verstecken der allerschönste Spielplatz war.

Selbst heute als Erwachsene gibt es für mich nichts Schöneres, als ein langer Waldspaziergang mit den so vertrauten Geräuschen und Gerüchen. Natürlich immer auf der Hut vor den Wilddruden, Graugnomen und Rumpelwichten. ;-)











Die Wälder schweigen. Doch sie sind nicht stumm. Und wer auch kommen mag, sie trösten jeden. Erich Kästner 


Habt einen schönen Donnerstag! Bei uns hat es in der Nacht begonnen zu schneien und es fallen dicke, weiche Flocken vom Himmel. So schön!